7 Ekim 2016 Cuma

#YAŞADIKÇA ÇOĞALIR#

Zemin param parça
Sonsuz bir boşluğa doğru kaymaya başladı
Yine başa sardı,
Bütün yalanlar, gerçeğe tekabül etti
Nefes alamadan sadece yaşıyorum
Kendim dışında her şey yer değiştiriyor.
Gerçeğin benliğine muhtacım.
Suskunluğun infazına ramak kaldı.
Yine de celladı bekliyorum.

Sadece ben bende değilim,
Herkes her yerde,
Her şey dağıldı yine.
Bütün bir dünya parçalara bölündü,
Söylenecek hiçbir şey kalmadı.

Yalana, yanlışa, rolcülere...
Demoloji yapanlara inat nefes almadan adım atıyorum.
Şimdi ya evet ya hayır.
Sonsuz bir uçurumun başında sallanıyorum.
Kendi celladım oldum.
Ve yine ben kendi pimimi çekmeye hazırım.

Yorgun bir hüzün perisine inat,
Arsızca çırpınan bir orospu misali hayat,
Bu hayat kaygısı ama benle ama bensiz
Sadece bir cümleye sığabilir nitelikte.
Benli cümleler yok artık,
Kalan varan bir misali,
Bitmişlik sıfırın başlangıcıydı sadece.
Ve şimdi eksilme zamanı.
Eksi 1'den başladım bugün..

Oysa insan yaşadıkça çoğalır derdi aneannem,
Şimdi anlıyorum ki,
İnsancıklar çoğaldıkça 'yaşadıkça çoğalır' kelimesi hiçliğe karışıyor.
Bu kelimeyi bende canlı tutan bir şey var;
Hiçlik duygusu!!!
Belirsiz bir evren de çırpınan bir akbabaya inat
Karada yaşamaya zorlanan bir balık misaliydi...
Şimdi şimdi bomboş bir bardak...
Köşede biriken can kırıklığına inat,
Paramparça bir avuç...
Sisli perdeye inat,
Akmaya direnen gözyaşlarıyla...
Yaşanan piç bir duygu her şey.

4 Ekim 2016 Salı

#ARAFA GİRİŞ#

Sessizliğin bekaretini bozduğu bugünlerde,
Suskunluğa yenik düşmüş bir bakireydi
Hepsi bundan ibaretti
Hüzün kokan bir odada olmuştu herşey
Şimdi ise başa sarmaktan bıkmış bir orospuydu

Artık bitmişti,
Bütün bir dünya yok olmuştu
Şimdi karanlığa gömülmek,
Gölgelere sığınmak daha huzurluydu.
Utancın yerini arsızlığa bıraktığı insancıklardan usanmıştı,

Şimdi sadece durmak,
Konuşmadan anlaşılmak,
Çaba harcamadan adım atmak istiyordu.

Ödediği bedellerin hepsi boşluktan atılmıştı,
Geriye sarsılmış bir yıldız kalmıştı
O da sönmek üzere olan bir mumdu
Kendinden geriye kalan bir karabasandı
Ruh arafa sığınmıştı
Ne bir ileri Ne bir geriydi,
İp boynunda celladını bekleyen bir katildi,
Giyotine vurulmadan önce ,
Tek isteği bir duble olmuştu.
Ne trajedi ama !

Hiçliğin hiçliğiyle var olmuştu,
Kısasa kısas demişti,
Hep tamam demişti,
Yamalara inat bütünleştirmişti.
Fakat hepsi bir İSten ibaretti
Yanan ateş ile yok olmuştu.

Sayıklamacaydı bütün bir evren
Sesli sessiz bir trajedi perdesindeydi,
Sonsuz karanlığa girmeye hazırlanıyordu.
Kendinden geriye kalan tek şey,
Dorian Grey misali bir canavardı.

İnsanlığı geride kalan bir bedendi bu,
Son kez demişti,
Fakat çatlak aynadan süzülenlerle...
Bu artık anlamsız bir kelime haline gelmişti.
Sonu sonsuza bağlanmıştı.