25 Şubat 2017 Cumartesi

#MASKELİ BALO#

Emanet bir gülüş satın aldım.
Eskimeye yüz tuttukça,
Yenisini almaya devam ediyorum.
Bazı şeylerle baş etmek daha kolaylaştı.
Tek bir şeyi atlıyor insan,
Kendini de kandırmaya başlıyorsun.
Sahte gülüşün ardında yatanları askıya kaldırdım.
Görüş alanım bulanık.
Depresif bir dünya'ya inat,
Kendime kandırış serzenişleri yüklüyorum.
Şizofrence bir oyunla başbaşayım.
Kimseye kimi yüklemeye gerek yok.
Kelime dağıtmaya da gerek yok.
Sislere doğru hızla yürüyorum.
Kendimce huzur akan bir gölgenin altındayım.
Onlarca insancığın karanlığından saklanıyorum.
Maskesiz olana saygım sonsuz.
Ancak maskeli gölgelerinizden saklanıyorum.
Hayırlara sığınıyorum.
Kendimi kendimle var ediyorum.
Aptallık oyununuzda size başarılar.
Görüyorum!
Duyuyorum!
Biliyorum!
Hayatımda oyunlara ihtiyacım yok.
Tablodaki cam kırık,
Fotoğraf gölgeli,
Düne ihtiyacı yok yarınların.
Bugünün de yarına ihtiyacı yok.
Şimdi şimdi ile mutlu.
Anlam kalabalığına gerek yok.
Sahte bir hayal kurmaktansa,
Karanlığın içinde yıldızlara bakmak...
En basit hayat kavgasıdır.3

22 Şubat 2017 Çarşamba

#GÖLGENİN HEYECANI#

Soluk alışları azalmıştı,
Gözleri gölgeliydi,
Artık bedeni boş bir çuvaldan farksızdı.
Bunu anlamak 15 dk mı aldı.
Cansızca kollarımdaki bedeni bir boşluğa düşmeme neden oldu.
Sessizleşmişti her şey,
Enerji atmosferim sarsılmıştı.

Kollarıma doğru son kez adım atışı,
Gölgesiz bir heyecandan ibaretti.
Karanlığın soğukluğu onu çoktan almıştı.
O, benim için ;dengesizliğin içinde bir dengeydi.

Bir başka karanlık boyuta ilerleyişi çok öncedendi.
Fakat sadece geçiş kapısında oyalanışı,beni avutmuştu.
Boş bir umut içinde süzülmeme izin verilmişti.
Umut gölgeyi var eden başka bir saçmalıktı.
Şimdi umutsuz ve huzurluyum.
Yaşanan her şey bir ikilemden ibaret.
Denge diye inleyen,
Düzen çığlığı atan her insancık embriyoları,
Şimdilerde boş bir havuzda süzülmeye devam ediyorlar.
Ziftin içinde kayboluşlarını izlemek bana huzur veriyor.
Onlar suda olduklarına inandıkça,
Mutlu olduklarını dile getirip,
Var olmayan şeylerden bahsedişleri...
Kendime getiriyor beni.
Gerçeklik algımın değiştiği doğru.


7 Şubat 2017 Salı

#DİPTEKİ GÖLGE#

Her şey kassal bir sancı kadar görünmez.
Şimdi bir karar vermeli,
Ya var olmalı ya da yok olmalı.
Kas sancısı yok sayılamayacak kadar ağrılı.
Fakat ağrıyı sadece hisseden bilir.
Sonuçta görünürde bir şey yok.
Her şey olağan ve güzel dururken,
Kim görünmeyen bir şikayeti saysın ki!

Mevsimsel bir vurdumduymazlık sarsa ruhumu,
Kar mı, yağmur mu, şimşek mi... Umrumda olmasa...
Bedenime bir ağacın görevini yüklemeden,
Toprağımı değiştirsem...
Ruhumun hak ettiği meyvelere sarılsam...
Bir gölgeye sığınmaya ihtiyacım olmadan rahatlasam.
Söylesene mümkün mü?
Sessizliğe luzüm yok,
Ben zaten saymıyorum ölü heceleri.
Boş kuyudaki sese ihtiyacım yok,
Kuyunun dibinde kalana,dipteki dostluk kafi

Görünmez şikayet; sağır kulağı inletirken,
Duyabilen sağır rolü yapmaya mecbur kalır.
Şimdi ne bir iniltiye,
Ne de bir kelimeye gerek var.
Söz zamanında, taş yerinde...