29 Haziran 2016 Çarşamba

#HAYVAN MEZBAHASI#

kendimi sorgulayan cümleler geçiyor kafamdan.
Aklım ayrı, kalbim ayrı, yaşadığım hayat ayrı.
Hiçbiri uymadı yine birbirine.
Keşke pişti olsaydım yine,
Keşke aynılaşsaydı bunlar.
Olmadı, olduramıyorum.
Bu dikiş tutmayan soğuk bir yara gibi.

Gözlerimin önüne düşen saçlarım değil,
Gözlerimin önüne düşen kollar var.
Suratıma vuran rüzgar değil,
Suratıma vuran kan damlaları.
Nefes alamadığım tek an buydu!
Sokak ortasında duran, gövdesinden ayrı küçük bebek!
Gözlerime bakıyordu.
Dizlerimin bağı çözüldü,
Yere düştüm...
Etrafımda çığlıklar vardı,
Algı sorunu yaşıyordum...
Hayat bu muydu???
Bu ise, benim için anlamı kalmamış demek ki.

Sessizliğim, bedenim ile ruhum arasındaki bağlantıyı kopardı.
Konuşamadığım anlardan biriydi bu.
Ellerim bağlandı,
Ayaklarım yoktu sanki,
Bu mezbaha da bile, cüzdanlara saldıranlar vardı.
Kopmuş bedenleriyle, hareket etmeye çalışan insanlar vardı,
Çocuklarını arayanlar vardı,
Can pazarından tutun,
Mal pazarına dönen bir hayvan mezbahasıydı sanki burası.

Ruhumun göç etmesi için, dua ettiğim tek andı.
Çaresizce bedenim ile verdiğim bir savaştı bu.
Bedenim bana ihanet ediyordu.
Kıpırdamıyordu, 
Sanki, bu bedende kımıldayan tek şey gözlerim gibiydi.
Gözlerim ise perdeliydi sanki.
Bilinçsizce akıttığım tuzlu suya engel olamıyordum.
Bu bitmek bilmeyen bir kabustu.

Çok geçmeden bedenime yayılan bir ısı,
 Beni kendime getirdi.
Fakat geç kalmıştım.
Bedenimin yarısı alev almıştı.
Mutlu son muydu bu?
Artık beden ve ruhun savaşı bitmiş miydi?
Hayvan mezbahasından çıkış yoktu.
Bunu o gün anladım.
Arafta şıkışıp kalındığı çoklu bir süreçti bu.
Bitmeyecek bir kabus,
Boğulmaya devam ettiğim, bir girdaptı.





27 Haziran 2016 Pazartesi

#ÖFKE NÖBETİ#

Her şey bir öfkeye yol açar oldu
Kendim ile konuşamadığım,
Konuşmaya korktuğum,
Her söylediğim kelimenin tuzak dolu olması,
Bana ağır mal oldu.

Susmayı, 
Dilimi tutmayı,
Lal olmayı öğrenemedim gitti.
Bıkkınlığın arifesine ramak kalmıştı yaaa
Ramak falan değil.... 
Dibine vurdum
Bir kendime engel olsam,
En çok da kızgınlığım kendime...

Hayatıma karşı olan bütün müdahalelere susar oldum.
Kendime kızgınlığım,
Asıl öfkem kendime,
Kendimi bu soktuğum mağduriyete serzenişim.

Okyanusun ortasında, 
Topladığım balıklar için, ödediğim para kadar saçma her şey.
Kendime bir zindan inşa ettim.
İçinde nefes alamadığım,
Beti benzi atmış duvarlı odalar
Kapkaranlık, ışıksız...
Tozlu her yer...
Yönümü seçemez haldeyim.

Tam oldu derken,
Bir deprem daha.
Bir yanılgı daha.
Bu boşa aldanışlarım,
Hep beynimin med cezirlerinden
Öğrenemedim bir türlü, tek yönlü gidişi...
Anlayamadım bir türlü, 
Bu hayatta tek dostumun,  bir kağıt parçası olduğunu.

Anlasam bile, algı seviyem şu ara çok düştü.
Aklımın odaları kilitli artık.
Açmaya korkar haldeyim...
Aptal olmak için çok geciktim.
Akıllı olmak için, yanlış sahnedeyim.
Bu süreç tam bir kaos....

Bildiğim tek şey var,
Fırtına ya sayılı günler kaldı....


23 Haziran 2016 Perşembe

#BİLİYORUM SUÇLU BENİM#

Saygının sırtını döndüğü
Sevginin boşluğa terk edildiği
Seviyesizliğin dibe vurduğu
Kaypak insancıkların türediği bu süreç tam bir kaos

Fark ettim ki ben yanlış zamandayım.
Yanlış zamanda yapılan bir oyuncağım.
Beynin geride kalması gerekli kılınan bu zaman,
Çapraşık bir zaman benim için.

Karmaşık oyuncaklar rafta şimdi
Saçları olan güzel bebekler devri şimdi.
Yüzü boyalı,
Teni kapalı bebek,
Seni sevme zamanı.
Sevin artık, Bu zaman tam senin zamanın.
Beyin korteksinin içine bakan yok!
Hacmi seni yorar, beni çıldırtır.
Ten güzelliğinin, alıklığını kapattığı bu süreci değerlendir!

Alıklığını yok sayacaklar,
Tenine tapacaklar yavru ceylan...

Kendi kendine kalamayacaksın
Ruhun çırpınışlara girer mi bilemem
Ama sen pişman olmazsın
Düşünebilecek bir  Mküp meselesi bu

Önce yüzünü kaybettin, güzelliğim.
Ya o pamuk eller??
Şimdi karanlığın içinde, kendini bile saramaz haldeler.
Hep derdim ya sana;
Bu temiz kalbi kirletme,
Bu ruhu parçalama,
Ürkütme o bakışlarını,
Dik yürü, Ürkek bakarsan boynunu bükerler be çocuk!!!
Neden beni dinlemedin sanki?
Şimdi bu karanlık bana çok fazla.
Yardım istemeye yüzün yok biliyorum!
Ama ben ki, seni ben saydım.
Ben ki. ruhunu ruhuma eşitledim.
Kötüysen; ruhun bedeninin haykırışlarını, kulaklarıma yankılatır!
Bu yankı, bana beni unutturur.

Oysa sen...

Ben ruhumdaki son ışığı da kaybettiğimde, yanımdaydın.
Feryatlarıma aldırmadın.
Sadece sustun, bekledin.
Bekledin, gözlerimin içine bakıp acımla beslendin.

Şimdi ben yine kendimi yok sayacağım
Ve yine seni, kendi girdabından çıkaracağım.
Ve sen, yine bu yapılan sessiz el uzatışıma;
Aptal diyeceksin,
Kurtulduğun için gülümsemek yerine;
Yeniden alıklığa vuracaksın...
Hiçliğine doyamadığın şu günlerde,
Yine ve yeniden en büyük aptal benim...
Girdabında ölüme terk etmediğim için, suçlu benim.


10 Haziran 2016 Cuma

BU AĞIR OLDU!!!

Kendi cehennemimde boğuluyorum
İçime attığım zifiri karanlığı dışa vurdu
Hala içimdeki balçığı yutmaya zorluyorum
Çevremdeki gereksiz,
Beni kullanmaya meyilli,
Maddi manevi kullanmayı planlayan,
Bütün örümcek kafalardan bıktım

Evet kendi cehennemimi oluşturdum belki
Fakat sizden tek kurtuluşum buydu
Ona rağmen hala yapıştınız
Sülük bile daha yararlı iken
Siz nasıl bu kadar gereksizsiniz
Aklım artık almıyor

Tanrı aşkına gidin artık
Yakamı,paçamı bırakın
Sizi artık duymak istemiyorum
Görmek istemiyorum
Derdinizi tasanızı toplayın
ve kendi pisliğine gömülün

Kendime artık yetemiyorum
Size yetişmekten kendimi unuttum
Bugün sondu!!!
Sizin gibi yalan alanında masterım yok
Sizin gibi tiyatro alanında uzman değilim
Doğru bulmadığım, insanlara yakın olamıyorum
Hümanistim,düşmanım bile olsa yardım ederim
Kabul ediyorum,biraz da aptalım
En kızdığım şey ise içine girdim bu çukurun
Çırpındıkça daha da dibe batıyor olmam
Artık kendimi duyamaz haldeyim.

Artık böyle devam edin,
Her gün biraz daha insanlığımı geride bırakır hale getirdiniz beni
Teşekkür ederim, Bedeli ağır olan bu terbiyesizliğiniz için!!!
Sizler için yaptığım onca şey hiç bir şeymiş.
Şimdi anlıyorum DELİ TEYZEYİ...

Ellerim kanlı,
Avuç içlerim param parça,
Göğsümde bir boşluk,
Gözlerim daha çok dalıyor,
Artık beynimde karanlık, sonu belirsiz labirentler var.

Hiçbir şey daha iyiye gitmiyor dayıcım.
Sen rahat uyu,
Bu dünya'nın tek gerçeklik algısı,
Şeytanların artık aramızda oluşu
Bu beden..
Bu ruhun ızdırabı..
bana kalan tek şey huzursuzluğum.
Bu huzursuzluk,
Bu alemin gerçek olduğunu gösteren somut tek şey.





8 Haziran 2016 Çarşamba

#KİRALIK BEDENLERDEYİZ#

Arkadaşlar öncelikle ben imam hatip mezunu değilim
Fakat şöyle bir sorunum var
Takıntılı olduğum yönlerim var
Örnek olarak,kafamdaki soruları açıkta asla bırakamam
Her daim sonuç odaklı olan beyinciklerdenim
Farkındayım, bunun en büyük zararı bana
Her neyse,
Konuya dönelim...
Şimdi oruç tutuluyor, çok güzel.
Fakat neden tutuyorsunuz?
Cevap bana düşmez!
Fakat  olay şu ki;
Kendiniz dışında, başka insanlara yanlış bilgi vermenize karşıyım!!!
Müslümanım diye gezinen insancıklar;
Önce bir din kitabını açıp, okuyun!
Sonra dışarıya bilgi aktarımı yapıp, labalaba yapabilirisiniz.
Geçen bu oruç mevzusunu,
yabancı uyruklu bir şahıs ile konuştum;

O:   - "İki yıldır müslümanım sadece 1 kere oruç tuttum" dedi.
Ben: -"Neden?" dedim.
O:     - "Din farklı, Aç insanları anlamak için oruç tutuluyor.
             Bende o yüzden tutmuyorum" dedi.
        
  "Tam anlamıyla haklı,tercih meselesi bu!"

Ben:  - "Yanlış yönlendirmişler seni,
            Oruç tutmak, aç insanları anlamak için; Doğru.
            Fakat tek neden bu değil!
            Bedeni temizlemek için,
            Ruhu terbiye etmek için,
            Kısaca genel anlamıyla;
            Nefsimize söz geçirmek için tutmamız gereklidir.
            Dinimizde oruç tutmak farzdır"dedim.
            ##############################
Beyni olan fakat kullanamayan insancıklarız; 
Bazılarımız için bu doğru
Fakat oruç tutmak, bir beynimiz olduğunu hatırlatır bize
Hükmün bizde olduğunu gösterir.
            ###############################
Bu konuşmayı yapamadım tabi.
Sadece özetini anlattım.
Çünkü karşımdaki sorgulayan biriydi.
Kendimi ifade etmekte zorlanmadım.

Diğer beni rahatsız eden konu ise;
İnsanlara bu beden emanet olarak verildi.
Kiralık bedenlerdeyiz,
Karşılığında ruhumuza ve bedenimize iyi bakmalıyız.
Aslında dinin temeli burada yatıyor!

Orucu temiz niyetli tutanlar, sahura uyanmalı.
Neden mi?
Beden gün boyu aç,susuz,
Konu sadece açlık değil,
Konu sağlığınız!
Çünkü sizler çalıştıkça vücut da çalışır.
Sadece uyurken, vücut kendini yavaşlatır.
Bu yüzden önerim,  iyi bir sahur yapmalısınız!
Size verilen emanetlere cefa çektirmeyin.
Kaş yapayım derken göz çıkarmayın.

Bir ayette şu yazıyordu;
Namazı kaçırdıysanız, Koşmayın!
Bedeni terletmeyin, yormayın!
Bu yüzden ki kaza namazlarınız var,
Sonuçta bu beden size emanet olarak verildi....

 Her neyse, bu bilgiler çok okumaktan geçiyor.
 Neredeyse bütün kitapları okudum.
 Sadece en eski olan verileri okumak nasip olmadı henüz...
 Çok zeki değilim
 Beynim çok hasarlı.
 Normalin dışındayım...
(Bu yazıyı biri rica ettiği için yazdım.Din özgür iradeli bir kuram. Kimseyi sorgulamak bana düşmez.Bu kişisel bir blog. Kendi düşüncelerimden ibaret.Kişisel düşüncelerinizi kendinize saklayın, lütfen.)

5 Haziran 2016 Pazar

Bir Aylık Müslüman

Bu yazım kendisine saygısı olmayanlara,
Ve kendisini kandıran,
Ne yaptığını bilmeyenlere,
Sırf yapmak için yapanlara ithafen yazıldı
Lütfen yarası olanlar üstüne alsın.

Şimdi bugün itibariyle, herkes müslüman oldu değil mi?
Nasıl mı, oruç tutarak güya dine olan bağlılığını gösteriyor.
Yanılıyorsun insancık zerresi,
O işler öyle yürümüyor,
Neden mi??
Ramazan ayı dışında da aç bu insanlar.
Sadece 1 aylık yaptığın yardım;
Senin kendini tatmin etmene yarayan bir saçmalıktan ibaret.

Şimdi bu bir ay oruç tutup,
Namaz kılınıyor bu güzel.
Çünkü nefsini terbiye ediyorsun.
Aslında bu da dinin güzel yönlerinden biri,
Neden mi?
Ruhunu ve bedenini arındırıyorsun.
Dur tahmin edeyim, bunu hiç biriniz düşünmediniz!
Sorun yok, geç değil.
Gel gelelim zorla tutan zümreye:
Kendinizi kandırıyorsunuz da, fakat diğer alemi kandırdığınızı sanıyorsunuz.
Oruç ve diğer bazı şartlar sizi cennete götürmez!
Sizin insancıklara olan davranışlarınız, sizi güzel bir yola sokar.
Yani bazılarınız "oley cennete gideceğim, hadi bir oruç tutayım."
Yok kardeş! o işler öyle yürümüyor.

En iyisi sen şöyle yap;
Ali Ağaoğlu gibi kendi cennetini yarat
Yarat da diğer insanları dinden soğutma artık.
Böylece kendini kandırmaya devam edeceksin,
fakat istemediğin orucu,namazı vs. yapmayacaksın,
Rahat ol ARTIK!
Dışarıdan herkesi kandırdığını zannetmekten yorulmadın mı!
Hadi, kendini de kandırmakta çok başarılısın da,
Ama bak bu işler böyle gitmez,
Dine inancı olan insanlara yazık,
Senin gibi sefil insancık zerreleri ne yaptığını bilmediği sürece,
Aç olan varlıklar, sadece ramazan ayı denen ayda hatırlanacak.

Kalk silkelen!
İstemediğin şeyleri, yapmayı seviyormuşsun gibi göstermekten vazgeç.
Azıcık kendine saygı duy,
Hadi boşver! Kendine saygı duyamazsın ki.
Parana saygı duy,
bunu güzel yaparsın.
Ya da vazgeçtim,
Sen böyle devam et!
En azından bir ay,
Sadece bir ay,
Gereksiz sesleri duymayacağımız, şanslı bir ay bu.
Bu ay ki huzurun dibine vurulacak bir ay.
Dedikodularınız hem birikecek,
Azıcı fesatlık yapamayacaksınız,
En azından iftar yemeğine kadar susacaksınız.

Güzel bir ay bizi bekliyor dostcuklar
Gözümüz gönlümüz aydın olsun dostcuklar
Sevgili dostcuklar,
Bu ay insancık zerrelerini ekart etmiş olacağız.

             Dip Not: Lütfen sadece bu ay yardım etmeyin
                            Her daim birilerinin elinden tutun
                            Türü fark etmiyor
                             Sadece içinizden gelen samimiyetle yapın
                             Başka şeylerin arkasına sığınarak yapmayın.




4 Haziran 2016 Cumartesi

Dibini Göremeyene Selamlar

kendime tahammül sınırını aştım
ayaklarıma batan dikenleri yok sayarak koşuyorum
yorgunum, en çok da kendime bıkkınlığım
bu cehennem beni aştı
aklım dağıldı
toz bulutları içinde düşlerim
düş olduğunu anlamak bile zorlaşmış belli ki
toz kalıplarının arasına saklanır iken buldum onları
anladım ki geri de kalmış, düş kavramım
beynim olumlu veya olumsuz ayrımını bırakalı çok olmuş
haberim yok kendimden
benlik duygum kalmadı artık
yerime karar veren farklı karakterlerim var artık

Günün anlam ve önemi şu ki; bataklık gülü hep batakta kalmalı
elimi attığım ilk anda kirletti beni
yardımı haketmiyorsun yavru ceylan
Anladım ki o bataklığın tek pisliği sensin
Aptallığın tek sınırı, kendini zeki sanman
Acıyorum sana, neden mi!!!
Pislikliğine
saf görünen o bebek yüzüne lanet olsun

İpin ucuna bıraktın beni
Halatı boynuma taktın
tabureyi salla ve bırak
Korkaksın sen derdim ama değil
sen aptal görünümlü zeki şeytanlardansın

Düşüp ağlama numarası yapan yavşaklardansın
Benim gibileri hiç anlamayacaksın,yazık sana
Bizler ki eğilip kalkarız.Düşmeyiz!!!
Sen sana uzatılan yemek tabağına tüküren pisliklerdensin
Lafım yanlış anlaşılmasın
bugün o cümleyi kulandığım;"Lafım sana değil".
Asıl bunu bilmesi gereken kişilik bozukluğu olan şahıs hiç bilemeyecek
Çünkü işine gelmeyecek

Kendini yabancılara adayıp, dibini göremeyen insana selamlar..

Şeytanlar Alemi

Kendimle çeliştiğim bir savaşın içindeyim 
şu günlerde kendime tahammülüm yok
kendimi duymaktan bıktım
son ışığın gölgesi de gitti
artık yapacağım şeylerden korkuyorum

Bocalamalarımın şiddeti arttı
algı sorunu yaşadığım şu günlerde tek dostum kendimim
en büyük düşmanımda kendimim
içimdeki şeytanlarla yaşamak çok yorucu
hepsine birden uyum sağlamak çok zor
fakat beni dizginleyen tek şey beyin uyuşukluğum

beynimi uyuşturmadığım takdirde bir karmaşa  girdabı oluşuyor
bu girdap alacakaranlığın tam ortasında oluyor

Bugün yine o girdapta çırpınıyorum
nefes alamıyorum
göğsümün sıkışıklığı bedenimin kaskatı olmasına neden oluyor
ölüm ile yaşam arasında sıkıştım yine
Bu arafta kalmak tam bir cehennem

Kendi cehennemimi yarattım ben
yanımda sürüklediğim tek beden kendimim
çok fazla varlıkla yaşıyorum
kimseye zarar vermek istemem
bu arafta kimseye yer yok
tek bir beden gerekli!!!
tek bir kurban
bazen gönüllü olmalı insan
koşulsuz şartsız bir adım atmalı
görünürde kurban çok fazla
fakat bir bedende yaşayan şeytancıklara yaranmak çok zor
hepsini mutlu etmeli ki bende mutlu olayım

Peki bakalım sizler dönün hadi
ben yola devam etmeliyim
fiziki anlamda hep yek, hep tek..
Kendime yettiğim şu alemde
Kendinize zaman ayırın, bana değil

Kalp atışlarınızı, ruh halinizi görmekten sıkıldım
Kendim yeterim bu cehenneme
Daha fazla karanlık istemiyorum
Zifiri karanlığın ortasında, 
kendi girdabımda boğulduğum yeter bana





1 Haziran 2016 Çarşamba

GÜNÜN GÖLGE İNSANCIĞI

hayatın kısır döngüsüne hoşgeldiniz
hergün bir önceki günün gölgesi
belki de, bir önceki günün gölgesi ile yaşamak için yaratılmışızdır
şu süreçte anladığım tek şey var;
o da şu ki, değişken tek etken ruhum
çevre, insanlar,ortam hep aynı
sadece gölgeler şekil dalgaları yaratıyor

kendimle kaldığım şu süreçte çok şey değiştirdim
ilk sıramda tabi ki kendim yatıyorum, nasıl mı?
şöyle ki; fütursuzca dilime geleni söylüyorum
belki iyi belki kötü
ilk defa zerre umrumda değil
hayat bu ya, kendin çiz; kendin yönet
sahi! cidden öyle mi???
ki böyle bir cümle var ise,
gerçeklik yüzdesi sanallığıyla yarı yarıyadır

yılan kuyruğuna geri döndüğüne göre
olasılık hesaplamaya devam etmeli mi?
çelişki sürecini es geçmeli mi?
yine askılarda gölgeler çoğaldı
pencere çerçeveleri oynamaya başladı
fütursuzca değişen renk huzmeleri ile doldu ruhum bu gece
ne varsa insanın tekliğinde vardır derler
bu cümlenin nedeni ise; hata paylarından çıkarılan derslerdir...
çünkü kendimize en yakın olduğumuz zaman dilimi, yalın olduğumuz süreçtir.

beyin yorgun
rüyalar isyankar
hayaller gri
beynimi ceplerime doldurdum
paylaşmam gerekmediğini anladım; karşımdaki suretlerden
gerekli gördüğüm onca şey, şu son 1 hafta'da ifade eksikliğinden öldü
sağlık diyelim... hayat bu ya!!!
hatice'ye değil neticeye bak
diğeriyle değil, kendinle oyalan