Konuş hadi, anlat bana...
Neden gözlerin dolu dolu?
Dilini mi yuttun evladım?
Seni kim bıraktı ?
Nasıl bu kadar yalnız kaldın?
Ellerin üşümüş, burası çok soğuk!
Kalk hadi gidelim artık!
Gökkuşağı görüyorum...
Çok uzak olamaz!
Başka bir dünya'ya ihtiyacımız var,
Sevgi dolu,
Korku kelimesinin anlamını hiç öğrenemeyeceğin bir dünya gerekli bize!
Tut elimi ve kapat gözlerini...
Neden titriyorsun?
Neden hıçkırıklara boğuldun?
Anlat bana!
Konuş lütfen, hiç olmazsa yüzüme bak!
Kollarındaki bu morluklar nasıl oldu?
Canın acıyor mu?
Belki de hiç konuşamayacağız seninle...
Korkma ellerinden tuttum!
Asla bırakmayacağım seni...
Bak evladım, insanlar gelir ve giderler.
Ama sen hep kalan olursun!
Neden mi?
Çünkü sen yerini bilirsin ve gitmekle bocalamazsın kafanı.
Kirletmezsin yüreğini.
Yamalarla dolar ceplerin,
Topladığın can kırıklarındandır o yamalar.
Ama artık boşaltma zamanı.
Daha yaşın kaç senin!
Hadi bırak artık şu hüzünlü oyuncu rollerini.
Gözyaşı o minik yanaklara yakışıyor mu hiç.
Hadi kaldır başını, sil o yaşları.
Gökkuşağına az kaldı.
Görüyor musun rengarenk!
Yağmur ardına gelen bir peridir o.
Her damlanın ardına, gelen güzellikler biriktirelim artık.
Oyunculara,dublörlere,sahneye ihtiyacımız yok.
Tut elimden, şimdi yola koyulma zamanı.
Gökkuşağına doğru gideceğiz!
Grinin olmadığı diyarlara yol alalım.
Senin için ceplerimde küçük kalpler biriktirdim .
Artık kesiklerin olmayacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder