Karanlığın hüküm sürdüğü günlere inat
Küçük bir tebessümdü onu yaşatan
Kendi hüznünü arkaya sakladı insan
Yanındaki insancığa sarıldı.
Hayata verilen ikramlara karşı,
Bu insancığın tebessümünü istedi
Zaman ilerledikçe, ikramlar az geldi.
Zaman kısaldıkça, hüzün bulutları boy gösterdi
Yıldızlar zamanda kayboldu.
Güneş doğmaktan usandı.
Ay geceye küstü.
Bulutlar yere indi,
Yağmurlar yerden yağdı.
İstenilen ufak tebessümdü oysa,
O tebessüm bir dünya'yı yerle bir eden ki!
İstediğinde o dünya'yı yeniden toparlayandı.
İnsancık sıkıldı,insandan.
İnsanın ona verdikleri az geldi.
Sonu gelmeyen ırmaklar,
Tükenmeyen meyveler,
Hiç bitmeyecek bir sabır,
Her gün artacak bir aşk vaadetti ona insan!
Ve sözünü tuttu insan.
Fakat yapılanlar, gün geçtikçe az geldi insancığa!
Tebessüm yerini, gözyaşına bıraktı.
Öfkeye, nefrete yer açıldı.
Sonu gelmeyen bir karanlık oluştu.
İnsan bu girdaba sürükleniyordu.
İnsancık, insanı bıraktı
İnsan girdaba girdi.
Kendi hiçliği ile yüzleşti!
Ve anladı ki,
Sadece kendisiydi hakikat!!!
Kendisini kandırdığı tebessüm,
Bütün bir dünya'yı yere indirmişti.
Şimdi de o dünya'yı,
Kendi tebessümü ile düzeltecekti.
Ve insan anladı ki,
Yerle bir ettiği dünya, Kendi hakikatiydi!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder