1 Nisan 2017 Cumartesi

#SAKLI PARAVAN#

Sessizce mırıldandığı bir ninniydi.
Şimdi ise hıçkıra hıçkıra mırıldandığı bir ağıt oluvermişti.
Sessizliğe boyun eğmişti.
Gölgesinde yattığı ağaç ihanet etmişti.
Güneşin önünde çıplak kalmıştı.
Soluk alıp, vereceği bir köşe yoktu.
Dinlenmek bir yana,
Kafasını kaldıracağı bir gölge yoktu.
Güneş tüm gücüyle parlıyordu.
Bütün görseli silikti.
Sadece belli belirsiz kareler vardı.

Kendisine sormaya korktuğu sorular beyninde inliyordu,
İnlemeler arttıkça, ağıdını daha derin mırıldanıyordu.
Mırıldandıkça, olup bitenler silikleşiyordu.
'Yeniden tanrıya dönüş' dedi ve sustu.
Kabulleniş tamamlanmıştı.
Bütün ses kalabalığı son bulmuştu.
Şimdi artık sadece kendisi vardı.

Aniden sesler artmıştı.
Önünde duran anlamsız kalabalığa bakakaldı.
Önünde boylu boyunca yatan cisime baktı.
İnsanlar korkuyla bakıyordu ona.
Boş gözlerle önündeki cisime baktı,
Ve yürümeye başladı.
Bütün sesler geride kalmıştı.
Göğsünde bir sancı vardı.
Avuçlarında kan vardı.
Artçı bir sarsıntıydı.
Daha büyüğü gelecekti.
Sadece durmaması gerekiyordu.
Gitmeli.. gitmeli,
Durduğu an en sona gidecekti.
Bitmesi gereken bir film şeridiydi.
Sonsuz bir fragmanla yaşıyordu.
Ancak ceset, cisimsel bir paravana girmişti.
Şimdi ise yeni bir sahne başlıyordu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder