Sessizliğe tutsak bedenler,
Sözlere esir hayatlar görüyorum.
Nefes almak çoğu zaman mümkün olmuyor.
Karanlığa boğuluyor bütün benliğim.
Bazı geceler
Aldığınız nefes için yaratıcıya şükredersiniz.
Bitmek bilmeyen kabuslarla, yatak mezar gibi olur.
Gün aydınlansın diye dualara sığınmak...
Ancak anlıyorum ki, her kabus bir habercidir.
Her haberci vaktine esirdir.
Karşınıza nesneler. Vücut bulmuş sebepler çıkarır.
Sorgulamaya erken başlayan kör ruhların vay haline.
Soluğumu tuttum.
Bekliyorum...
Bu boşluğu anlamlı kılacak sebepler sisli,
Endişeli, kaygılı bakışlara bakmak tedirgince...
Olasılıklarla cepleri dolu,
Belki de cepleri boşaltmak çok zor.
Sığınmacı bir politika hiç gütmedim.
Her daim neysem o oldum.
Ben bir ışık yansımasıyım, o kadar.
Dünya da ki büyük enerjinin bir parçasıyım.
O yüzden hayatlarınızı büyük görmeyin.
Büyük gördüğünüz, taptığınız her şey bunun parçası.
Gördüm ki, kalpler hep kirli.
Ne kadar temizce, kendince yaklaşsan hep aptal bir rekabet.
Madem bu yoldasınız,
Benden bu kadar.
Hayalet olmayı isteyenler için,
Uygulaması benim için bir şereftir.
Tepkisiz bir bitki olma zamanı.
Vicdanım rahat.
Huzurun gölgesinde,
Kirletmeden, kirlenmeden yolumdayım ben.
Tek acıma duygumu bugün kaybettim.
Korku anlamsız...
Hiçliğe adım adım.
Yaratıcı çok adil,
Yemek yediğiniz kaba pislemeyin.
Dönüp dolaşacağınız yer, o yön olacak.
Gölgeli hayatlarınıza lafım yok.
Ancak ağızlarınızı, insancıkların dikmesine gerek yok.
Yaratıcı bu işi çok iyi biliyor.
Ceplerinizdeki can kırıklarını saklamanız anlamsız.
Korkaksınız, sefilsiniz.
Hiçbir şeyi haketmiyorsunuz!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder