30 Nisan 2018 Pazartesi

#ÖLÜMLÜ HÜCRELER#

Gözlerimin bana ihanet ettiği tamda bugünde,
Gözlerimi oymalıydım...
Ellerim çamurlu, gözlerim kanlı.
Başka zihinlerdeyim, kendimden korkuyorum.
Serzenişte değilim, bitti artık.
Büyüyemedim ama yaşlanmayı öğreniyorum.
Kasıtlı başlatılan bir hücre savaşı bu.
Bedenim engellesede,karıştı bir kere kanıma.
Ellerim bağlı, dilim varmıyor konuşmaya.

Şimdi herşey çok şeffaf.
Kalbim hızlanmıyor,
GöZlerim korkmuyor,
Boğazımda düğümlü kelimeler var,
Akmayacak artık.
Biliyorum artık bir yol yok.
Son bir durak kala diye bir şey yok.
Sadece beklemek kaldı.
Beklenecek belki saatler, belki saniyeler var.

sessizliğin  hüzünlü öyküsü bu,
Herkes gitti şimdi,
Yalınlığı iliklerine kadar hissettiğin bir öykü bu.
Elinde tek gerçek şey var,
Aman boş bırakma kadehi!
Artık anlamsız saatlere gerek yok.
Zaman kavramı bitti bende

Bir köprüden geçmeye çalışan , ancak girdaba kapılanlanlarız biz
Eğri oturup doğru konuşanlarız biz
Bak yine yaptım yapacağımı
Yine aynıyım ben, sivri dilli
Ammada gamsızım yaaa
Sözlerin anlamını yitirdiği zamanlar yarattım.
Artık hiçbir sözün, kelimenin yerini bulmayacağı zamanlar bunlar.
Her zaman derdim ‘her sözün varacağı bir durak vardır’ diye
Ama ne yazık ki öyle bir durak yok
Tatlı hikayelere sığdırdık kısacık ömrümüzü
Şimdi ise realizm zamanı
Ölümün bile önümde saygıyla eğileceği bir zaman vardı...
Şimdilerde zamana zamansızlığa ...
Kelimeler yerine kendimi havada asılı bıraktım.
Tamda şimdi saki’yi çağıralım!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder