Kalbim korkuyla atıyordu,
Gözlerimi açtığım her anda, hayat geri dönüyordu.
Elimi attığım her dal yeşillenirken,
Kalbim git gide kararıyordu...
Hüzünlü bir merhaba’ydı bu
Bütün nesneler kader diyordu.
Göz ucuyla itilip kakılan onca nesne hem fikir olmuştu bir anda
Kalbin harf harf yerine getiremediğini,
İlahi adalet tek bir cümlede söylüyordu.
Taşların sükunetini koruduğu zamanlardan kalmaydık,
Susmak asalettendir diyorduk
Bu nedenle konuşmak anlamlı gelmiyordu
Hep sustuk
Hep eyleme döktük
Bu yüzden çok diz kapaklarımız yaralandı
Gözlerimiz dolsa da ağlamadık.
En güzel cümlemiz ‘hayırlısı olsun’oldu
Aslında en kötü cümlede belki de buydu
Güneşin büyük nurunu kullandığı bir sabah’a uyanmak;
Belki de En büyük işkenceydi.
Kulağımdaki uğultuyu unutabilir miyim bilmiyorum ama
Bu bana bir ömrü çoktan bitirdiğimi gösteriyor.
Her soluk da kendimi yeniden var ediyorum gibi
Bu beni yoruyor
Sonuçta kalp bu ya
Herkesin gidebildiği yerin ölçüsü aynı...
Sadece bazılarımız yükseklerden uçabiliyoruz
Çoğu zaman bir taş el yakarken
Bazen de su alev alabilir
Ve tamda bu anda önünde ki uçurumu bir kapı olarak seçebilirsin
Bazen de o uçurumu bir basamak olarak seçebilirsin
Seçimler henüz bize ait.
Bu da her daim bir adım öncülük demek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder