11 Eylül 2016 Pazar

#ANLAM BOŞLUĞU#

Şimdi sessizlik algısını anlıyorum
Bir şizofrenin penceresinde asılı kaldım
Kafamın içinde milyonlarca sese inat susuyorum.
Susmaktan bitap düştüm,
Fakat konuşmaya da korkuyorum.

Gözlerim perdeli artık,
Renksel algıdan eser yok.
Kendimi kandırmıyorum artık.
Rol yapmaktan yorgunum!
Kimliksiz bir kişiliğim var.
Bir bedene sığamıyoruz artık.
Görmemezlikten gelsen bile,
Ormandaki gölgeler kımıldamaz yerinde,

Yanılsamalara inat,
Suskunluğa inat,
Bu bedeni ayakta tutarlar...
Onlarda kullanmaya meyillidirler.
Cansız düşene dek, seni sarsarlar.

Kaçmak çözüm derlerdi eskiden,
Kaçmak, bataklıkta çırpınmaya benzer.
Çırpındıkça daha aşağı çekilirsin.
Bu yüzden,sadece duruyorum.
Hiçbir şeye şekil vermeden,
Bir yön çizmeden,
Kendim dışında, her şeye hafifçe değiyorum.

Bu gölge çukurunda yönlenmek çok zor,
Karanlıkta adım atmak zor,
Hissel analiz mümkün değil.
Milyon ses inliyorken, duymak zor.
Çok sıkışık burası,
İlerlemekte zorlanıyorum.

Beklemek,
Zaman algısı olmayan biri için anlamsızdır.
Sevmek,
Huzuru kaçmış birisi için boşluktur.
Huzur,
Ölüm algısını tadan için hiçliktir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder