Pillerle yaşayanlar ülkesi...
Burası ruhlarını satan sefillerin dünyası!
Nefesi nefret kokarken, aşk heceleri söyleyen o...diyarı.
Korkunun azraille, kol kola gezdiği bir diyar.
Burası; Beylik cümlelerle, hayali tırmanışçıların diyarıdır .
Burası; Taşların, Demirlerin konuştuğu heceli bir oyun.
Laf ebeleri öldü!
Huzur kokan sokak, kusmuk kokuyor.
Yağmurla sulanan topraklarda, toprak kokusu yok.
Her yer ceset kokusu.
Bu; Sessizlik yemini eden bir o.. oyunu.
Tıkırdayan topuklara inat, ses çıkarmadan yürümeye zorluyor kendini.
Hacıyatmazlar pusuda bekliyor.
Kim kimin içine sığdıysa, saklandı.
Ah be!
Gördün mü? Yine ben haklı çıktım.
Gökyüzü kızıllığa ilerlerken,
Seni köşe başındaki, kitapçılara satacağım.
Mumlar tükendikçe, seni mum kokan odalara dağıtacağım.
Her gece dinlenen plaklara sığdırdım seni.
Korkma, Her son bir başlangıç.
Bu, Her dünya için yeni bir başlangıçtı.
Toprakta biriken kurtların görevlerine saygı duy,
Tapanlar, tapınaklarda şimdi.
Sireneler, piyasada!
Resimler boy boy,
Korkma, ya varsın ya yoksun.
Sen demiştin unuttun mu!
Kısasa kısas be yavrum.
O büyüğündü.
Şimdi başka bir hayatta.
Ama ah o vicdan yok mu!
Gerçi vicdanın yok ki senin.
Ama her gece boğulacaksın, huzurlu kağıtlar üzerinde.
Biliyorum şimdi dediğime geliyorsun...
Ama ne fayda!
Ölenler çürüdü, kalanlar ruhunu sattı.
Satılan hiç bir malın dönüşü yoktur.
Satılan her mal, değerini kaybeder evladım!
Huzur kokan bahçeyi, mezarlık yaptın ya!
Seni affedecek bir Noel baba bile yok.
İnleyen ruhlar gününde, konuşamadıkların kadar boğulacaksın!
Her sustuğun gün için, yeniden var olacaksın.
Alev aldın gidiyorsun.
Sen ne bir Lilith, ne de bir Hades olamazsın.
Ama onca kirlettiğin ruhun, karanlığı olabilirsin.
Konuşmak istedikçe, yumrularla boğulacaksın!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder