23 Ekim 2014 Perşembe

Hiçliğin Çukurunda Ölüyorum

Adım atmaya korktun! Ben ise hiç düşünmedim
 Senin amaçların vardı, benim ise tek amacım sendin
 Sen kendin için, ben senin için vardım
 Sen adımlarını kendine göre atardın, ben sana yetişmek için büyük atardım
 Yoruldum... Yordun...
  Umut ederdim.. ama artık edemiyorum
   Umutlarımı her gidişinle kırptın
   Sen ne olduğunu anlamamıştın bile..ama ben yorulmuştum
   Her şey bu denli net mi ? hayır değil
   Gidişler normal gelir başlarda, hazmetmeyi denersin..
Taa ki kendi hiçliğini görene dek... O kadar yalınsındır ki ,kendini görme fırsatı bile bulamamışsındır.
  Gidişler olur ve gelişler ..her defasında o yalınlığı hissedersin damarlarında
   Kalbin acır, ama artık ses edemezsin... sadece git diyebilirsin.
   Çünkü her gidiş bir diğerini dindirmiştir , ki bu da artık gittiğine alıştım demek olmuştur...
   Fakat asıl sorun gitmene alışmak değildi..Asıl sorun senin bana verdiğin bir torba hiçlikti
   Ben her defasında onu sana taşıyordum... Ama sen bilmiyordun
   Sonra bir gün önümde duran torbayı sordun!!!
    Çok geç sevgilim... Kararlar verdin..ikimiz adına yalnızlık bıraktın
    Şimdi ne mi oldu... torbalar birikti içimde...
    Bana bıraktığın hiçliğin çukurunda ölüyorum...
    Sakın gelip alma.... artık anlamsız her şey

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder