Yeni başlangıçlar her zaman insanı korkutur
Fakat korkunun ecele faydası yok derler
Ki bu doğru bence
Fakat yara aldıkça, güven sarsıldıkça..İçimizde bir şeyler biriktirmeye başlıyoruz
Bu biriktirdiğimiz şeylerin, zamanla anılar olduğunu fark ediyoruz
Sarsılıyoruz... Başa dönmekten korkar hale geliyoruz
Sanki adım atarsak, farkında olmadan uçurumdan atlayacakmışız gibi hissediyoruz
Bu bir yerde doğru. Çünkü hayatın her adımı risk
Sonuçta ömür denen şeyin cetvelini çözebilen yok
İki saniye bile 1 saniye ye fark atmıyor mu?
Her şey birbirini geride bırakıyorken..
Neden bazı şeyleri garantilemeye çalışıyoruz..
Sonuçta yolun sonu belli değil mi?
Tek fark her adım başı, çantamıza attığımız şeyler..
Yük biriktikçe kaslarımız gelişiyor sanki..
Alıştırıyoruz kendimizi ağırlığa
Bir zaman sonra sürüklemeye başlıyoruz..
Yürüyemez hale geliyoruz..Ama bırakmak, gitmek diye bir şey aklımızda yok
Çünkü ağırlığı, yorgunluğu, unutulmuşluğu, hamallığı seviyoruz
Sonra bir gün,çantanın gereksizliğini fark ediyoruz!
Çantayı olduğu yerde bırakıp gidiyoruz...Sonucu düşünmeden sadece gidiyoruz
İçimizde büyük bir boşluk, büyük bir karanlık oluşuyor ...yalınlığın farkına varınca da..
Keşke diyoruz..
Keşkeler olacak elbette, fakat erken farkına varıp...
Düzeltmek gerekiyor bazı şeyleri.. en önemlisi de kendimizdeki yaraları sarmadan yeni olan her şeyden uzak durmalıyız..,
Bunu yapmadığımız için de keşkelere maruz kalıyoruz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder