Bazen sadece bir omuz ararız.. Soru sormadan...akan gözyaşlarımızın düştüğü omuzlar...
Yaramızı sarmalarını beklemeyiz sadece sessizlik...küçükte olsa bir şefkat isteriz..
Bu imkansızdır, çünkü yürek meraklıdır...sorular sorar.. Sordukça kanatır..kanattıkça tanır ve kaybeder..
Yaralı bir yürek görürseniz, sorular sormayın! Sadece sarılın, onun tek ihtiyacı bir omuzdur.
Konuşamıyorsanız,sadece dinleyin... illede konuşmaya çalışmak düşüncesinden çıkın..
Yaralı bir yürek sözcükleri sevmez...sorgulamaları sevmez... sadece bir omuz... Düşen gözyaşlarının ıslattığı bir omuz....
Büyük yaralar geç iyileşir. Toparlanmak bazen o kadar zor olur ki.. Verdiğiniz değere, harcadığınız zamana..kendinize yaptığınız yanlışları düşündükçe deliye dönersiniz..
Bu çözüm değildir. Yeni olandan uzak durun. Yürek yüreği iyileştirmez!!
Daha çok acı verir. kendinizi toparlamak isterken daha da kötüye gidersiniz.
Bir süre acıyı sevin. O yaşattığı bölünmeyi, ruhsuzluğu,hiçliği,boşluğu,anlamsızlığı iliklerinize kadar hissedin.. Bu tek gerçekliktir!
Acıdan daha gerçek hiçbir şey yoktur. Dağılın, dağıtın.. Kimseyi düşünmeyin.
Bu sürece kadar düşündünüz! Şimdi noldu? neredeler?
Sizi dinleyen, nasılsın diyen birileri yoksa... Kimseyi kazanmamışsınız. O halde kaybedeceğiniz ya da düşünmeniz gereken hiç kimse yok!
Acılarınızı paylaşmayı deneyin.. Yazın, anlatın.. Düşünmeyin artık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder