29 Kasım 2014 Cumartesi

Bizler Geçici Dünyanın GEZGİNleriyiz

Her güzelin içinde bir kusur var derler.
Bu dünya'nın tek kusuru bizleriz
Biteceğini bile bile nesnelere anlamlar yüklüyoruz
Öleceğimizi bile bile duvarlar örüyoruz etrafımıza
Tapular alıyoruz,tutsak kuşlar gibi yaşıyoruz
Aslında dünyadaki nesneleri bu kadar sahiplendiğimiz için bu kadar mutsuzuz

Bir kafes yapıyoruz, sonra bu kafese bir de kapı yapıyoruz
Anahtarını ait olmak istediğimiz başka bir nesneye veriyoruz
Kafese giriyoruz. Sonrasında çıkamıyoruz
Ama bazılarımız kafeste olduğunu bile unutuyor
Kendi kendisini tutsak yaptığını unutuyor
Sonra isyanlar...umutsuzluklar..

Madem her şey geçici
Sonuçta kalıcı olan hiçbir şey yok
Tek gerçek küllere dönüp, toprağa karışacağımız gerçeği
Neden en güzeli, hala sona saklıyorsunuz ki?
En güzeli en başa alsanıza
Mesela ben meyveyi çok severim
Yemekte her zaman en sevdiğimi başta yerim
Çünkü 2 saniye sonra  o orada olmayabilir veya ben onu tadacak fırsatı bulamayabilirim

Bu Hayatta sevdiğimiz şeyleri sona saklamamızdan dolayı, hep geç kalmışlıklarımız var
Ben her zaman istediklerime yönelmeyi seçtim, vazgeçmedim
Fakat olmayacak gibiyse de zorlamadım sınırı
Kendimi yıpratmamaya çalıştım
Ama beni inciten yine ben oldum
Dediğim gibi geçici dünyanın gezginleriyiz
Gezginler gelir ve gider
Aitlik nedir bilmezler
Sahiplenmezler hiçbir nesneyi
Benim ayakkabım,benim kolyem demezler
Bez parçalarını bile sahipleniyorken insan, nasıl olurda hep mutlu olmayı hayal eder?

Tek kaybediş nedenimiz sahiplenme hastalığımız
Kendimizi bile es geçiyoruz
ama bu hastalıktan dolayı mutlu olmayı unutun
Ne zamanki sadece ruhen , enerjileri sahiplenirsek
O zaman her şey farklı olacak.
Bu dünya da tek somutluk: tadına baktığınız yemek ve yaptığınız boşaltım
Gerçekliğin tek algısı da bunun kadar basit.
Anlayabilene artık...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder